BBM Magazine Issue-Sayı: 31 March/April-Mart/Nisan 2019

ARTICLE • MAKALE 48 BBM / MARCH-APRIL 2019 • MART-NİSAN 2019 always leavening the cul- ture at the table she set and in the farmland she cultivated. Access to food is a fundamental human right and governments guar- antee this for everybody. On the other hand, the gastronomy means eat- ing-drinking culture and it is closely related with the economy. Govern- ments recently pay great importance to gastrono- my to stand out in tour- ism and create value. Thus, the gastronomy is driven by certain trends which change every year all over the world. Those trends are determined by a small circle and lobby activities are planned to support them. Medical doctors, nutritionists, Hollywood stars, opin- ion leaders, social media stars... They talk about the same trend. What a co- incidence! But in fact, they all serve a well-planned economic policy. Yes, I am going to talk about ancestry seeds. But this issue is a bit complex and it is not limited with Turkey. In recent years, ancestry seed is among the trending topics. Concepts like ‘from field to fork’, ‘farmer markets’, ‘young farmers’ are generally in the same trend package we usually encounter. In 1950’s Hollywood films and America serials were about families with many children. Those families had tidy houses with washing machines, dish washers etc. Nowadays, the trend is gastronomy. Clean, delicious, good food; return to the nature; escaping from the city life, healthy diets became the subject of Holly- wood movies. Jiro Dreams of Sushi, Eat Drink Man Woman, Reservations as well as Turkish movie Issız Adam can be shown as examples. How they define the love was also cool. World-renowned chef Hasan remembers that one day his mother said him: “Sea urchins taste like life.” Jamie Oliver introduced Italian food culture to the world with prime time TV show. The Basque cuisine was also in a rush in this compe- tition. Scandinavia, Peru, Vietnam, Far East cuisines ve sadece bize özel olma- dığını kavramak adına veril- miş dipnotlardır. Son birkaç yıldır atalık tohum konusu sadece ülkemizde değil tüm dünyada trend konu- lar arasında olup topraktan sofraya, çiftçi market, genç çiftçiler kavramlarıyla birlikte bir paket olarak çoğu zaman karşımıza çıkmaktadır. Nasıl ki 50’li yıllarda tüm Ameri- kan filmlerinde ve dizilerinde çamaşır, bulaşık makinesi, düzenli evler, çok çocuklu ai- leler yer alırken şimdi de tüm programlarda ve filmlerde gastronomi işlenmeye baş- landı. Önce Hollywood çıkışlı yapımlar ile temiz, güzel iyi gıda, toprağa dönüş, şehir- den kaçış, sağlıklı beslenme konuları işlenmeye başlandı. Jiro Dreams of Sushi, Eat Drink Man Woman, Reser- vations, Issız Adam bunların bazılarıydı. Aşk tarifi ise en güzellerinden olandı. Deniz kestanelerinde hayat tadı var demişti gelecekte tüm dünyanın bildiği bir şef olacak Hasan’ın annesi. Jamie Oliver İtalyan ortağı ile televizyon- larda pirime time da İtalyan sebze meyveleriyle İtalyan sofra kültürünü tüm dünya ile buluşturdu. Eş zamanlı olarak İs- panya Bask bölgesi mutfağı çoktan çalışmaya başlamıştı. Kuzey ülkeleri, Peru, Vietnam ve Uzakdoğu mutfakları Mic- helin yıldızlı Şeflerle birlikte gastronomi turizminin temel ko- nusu olmaya çoktan başlamıştı bile. Gastronomi de Michelin yıldızlı restoranların yükselişi, sokak lezzetlerinin de peşin- den nam salmasıyla yükselişe geçti. Yerel hammadde, yerel yöntemler sadece sokak lezzeti yapanların değil tüm şeflerin ortak çalışma alanı haline gelmişti. Yerel hammadde demek bölgeye ait endemik türlerin kullanılması, geleneksel yemek yapma yöntemlerinin gündeme gelmesiydi. Geniş bir genetik temele sahiptirler Atalık tohum; doğal ve yapay seleksiyon baskısı altında hayatta kalan, yerel damak zevkine uygun çoğunlukla po- pülasyon yapısında olan dış görünüşleri benzer bireyler top- luluğudur. Geniş bir genetik temele sahiptirler. Yerel buğdaylara örnek vermek gerekirse; Çanakkale’de Karakılçık ve Sarı Özberk, Kütahya’da Kobak Buğdayı, Havran Kızılcası, Çankırı’da Üvieyik, Kastamonu’da siyez, Bolu’da Iza, Kırşehir’de, Şahman, Antik Hitit, Zız, Diyarba-

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx