BBM Magazine Issue-Sayı: 58 November - Kasım 2022

76 CONSUMPTION RESEARCH • TÜKETİM ARAŞTIRMASI BBM / KASIM 2022 • NOVEMBER 2022 melidir. Daha önce maliyet açısından fizibil bulunmayanlar, yenilenebilir enerji kaynaklarından da yararlanma alterna- tifi ile gelinen süreçteki gıda fiyatları ve bulunma güçlüğü de dikkate alınarak, yeniden değerlendirilmelidir. Enerji bağımsızlığı yönünde ülkemizin attığı adımlar ne kadar önemli ise, gıdanın sürdürülebilirliği ve güvenliğinin sağ- lanması adına atılacak adımlar da aynı ölçüde önemlidir. Bu nedenle projelendirme ve kaynaklandırmada daha hız- lı ve kararlı davranılmalı suyun her damlası tarıma çevril- melidir. Bu uygulamalar; fiyat politikası, destekleme mode- li ve dörtlü münavebe ile birlikte buğday ekim alanlarının artışına ve dolayısı ile üretimine de olumlu yansıyabileceği değerlendirildi. Ayrıca nadas alanlarının azaltılmasında da olumlu bir argüman olacağı dile getirildi. Dünyada bir ülkenin bir sektörde kendi kendine yeterli- liğine, dış ticaret dengesindeki eşitliği ya da ihracat lehine fazlalığı ile karar verildiğinin dile getirildiği sunumlarda, ka- muoyunda zaman zaman kendine yeterlilik o sektörde hiç ithalatın olmaması olarak yorumlamaya çalışılsa da bilim- sel terminolojide bunun karşılığının olmadığı vurgulandı. Buradan hareketle Türkiye Tarım ve Gıda Ürünlerinde dış ticaret fazlası olan bir ülke olduğundan, bu sektörde ken- di kendine yeter olarak tanımlanabilmektedir. Aynı husus Buğday ve Mamulleri Dış Ticaretinde de söz konusu olup, dış ticaret fazlası vermektedir. Yine Ülkemizde buğday üretimi ekstrem yıllar hariç genellikle iç tüketimini karşıla- makla birlikte, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında buğda- yın işlenip, mamul madde olarak ihraç edilmesi için her yıl belirli bir miktar buğday ithalatı yapılmaktadır (un, bulgur ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ikinci ülke olduğu gerçeği ile ihraç kayıtlı 7-8 milyon ton buğday ithalatı bu kapsamda yapılmaktadır). Ancak küresel krizler dikkate alındığında bunun da ülke içinden karşılanması üzerinde çalışılmasının gerekliliği ortada olduğu, buğday ekim alanlarının artırılmasına yönelik sonuç bildirgesinde yer alan diğer önerilerle bu hedefin belirli ölçüde gerçek- leştirilebilir gözüktüğü vurgusu yapıldı. Pandemi yükünün hafiflemesi ve hasat dönemi bolluğu- nun etkisi ile düşüş eğilimine girmiş olan dünya buğday fiyatlarında Tahıl Koridoru anlaşması ile hızlı düşüşler gö- rülmeye başlandı. Nitekim, tonu 450 dolara çıkmış olan ekmeklik buğday fiyatları 320 dolarlara kadar geriledi. Diğer bazı gıda ürünlerinde de benzer düşüş eğilimleri görülüyor. Ülkemiz tarım sektörüne ve un sektörüne de uygun fiyatla hammadde temini açısından olumlu katkı- ları olduğu değerlendirildi. Tahıl Koridoru mutabakatında Türkiye’nin küresel ölçekte rolünü dikkat çekilerek şu bil- gilere yer verildi: “Bu durum dünyanın gözü önünde ger- çekleşen Türkiye’nin kesin bir diplomasi zaferi ve dünya gıda güvenliğine vurulmuş bir mührüdür. Temel gıdalar konusunda dünyayı rahatlatacak, soluk aldıracak bir giri- şimdir. Afrika’daki kıtlığın pençesinde kıvranan toplumlara ly not feasible in terms of cost must be re-evaluated with the alternative of benefiting from renewable energy sources, tak- ing into account the food prices and the difficulty in their avail- ability in the process. As important as the steps taken by our country towards energy independence, the steps to be taken to ensure the sustainability and safety of food are equally im- portant. For this reason, it is necessary to act faster and more decisively in project design and welding and channel every drop of water into agriculture. It was evaluated that these prac- tices, along with the price policy, support model and quadruple cropping, could positively reflect on the increase in wheat cul- tivation areas and therefore on production. It was also stated that it would be a positive argument in reducing fallow areas. In the presentations in which it was stated that the self-suf- ficiency of a country in a sector in the world is decided by its equality in the foreign trade balance or its excess in favor of exports, it was emphasized that although the government tried to interpret self-sufficiency as the absence of any import in that sector from time to time, this wasn’t valid in scientific terminolo- gy. From this point of view, since Türkiye is a country with a for- eign trade surplus in Agricultural and Food Products, it can be defined as self-sufficient in this sector. The same issue is also

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx