BBM Magazine Issue-Sayı: 57 October - Ekim 2022
54 INTERVIEW • RÖPORTAJ BBM / EKİM 2022 • OCTOBER 2022 Panpan brand. The pandemic has somehow encouraged us for this brand. Will your proximity to raw materials, ports and retail markets at the same time provide you with a price advantage? Of course, it will provide a price advantage. But at the same time, we believe that we will achieve this through our know-how and experience in the final product. For Panpan, we are starting with the most used products classically. After that, we are going to combine various flours and mixes under the name of Panpan. DORUK FLOUR UNDERTAKES 13% OF OUR FLOUR EX- PORTS Could you also give information about your export markets? 60% of our production is for export. We carry out custom- ized production with 7 different brands in export. We have a robust place in the Turkish economy with our ever-expanding sales and distribution network. We export to 41 countries across Africa, Asia, South America and the Middle East. Our biggest success in exports is meeting the demands of the end users with the R&D team. We select, mill and localize wheat with the technology we create, according to the consumption habits and bread types of each country. Its proximity to the Black Sea basin and the fact that it is a criti- cal intermediate point in wheat production, especially after the Russia-Ukraine war, drive Turkey forward in terms of exports. As Doruk Un, we realize 13% of the total flour export from Turkey, excluding Iraq and Syria. Being only exporting to borders carries gıda tüketimlerini daha çok evlerde yapıyorlar. Biz de bunları düşünerek Panpan markamızı geliştirdik. Pandemi bu mar- kamız için bir nevi teşvik edici oldu. Hem hammaddeye hem limanlara hem de perakende pazarlarına yakın oluşunuz size fiyat avantajı sağlayacak mı? Fiyat avantajını tabi ki sağlayacak, ama aynı zamanda sa- hip olduğumuz know-howla ve son üründeki tecrübemizle de biz bunu başaracağımıza inanıyoruz. Panpan için ilk başta klasik en çok kullanılan ürünlerle başlıyoruz. Bundan sonra çeşit unlar ve miksleri Panpan adı altında birleştireceğiz. UN İHRACATININ %13’ÜNÜ DORUK UN YAPIYOR İhracat pazarlarınız hakkında da bilgi verebilir misiniz? Üretimimizin %60’ı ihracata yönelik. İhracatta 7 ayrı marka ve müşterilerimize özel üretim gerçekleştiriyoruz. Her geçen yıl genişleyen satış & dağıtım ağı ile Türkiye ekonomisinde güçlü bir yere sahibiz. Afrika, Asya, Güney Amerika ve Orta Doğu bölgelerindeki 41 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. İh- racatta en büyük başarımız Ar-Ge ekibiyle son kullanıcının taleplerini karşılıyoruz. Her ülkenin kendi tüketim alışkanlık- larına ve ekmek çeşitlerine göre buğdayı seçiyor, öğütüyor ve yarattığımız teknolojiyle yerelleştiriyoruz. Karadeniz havzasına olan yakınlığı ve özellikle Rusya-Uk- rayna savaşından sonra Türkiye’nin buğday üretiminde kritik bir ara nokta olması ise ihracat konusunda Türkiye’yi öne çıkarıyor. Irak ve Suriye haricinde Türkiye’den gerçekleşen toplam un ihracatının %13’ünü Doruk Un olarak biz gerçek- leştiriyoruz. Sadece sınır ihracatı yapıyor olmak Türkiye için gelecek süreçte ciddi bir risk taşıyor, bu sebeple biz farklı pazarlara yöneldik. Türkiye’nin öncülük ettiği Tahıl Koridoru Anlaşması, dünya gıda krizini önlemede, tahıl arzının rahatlamasın- da ve fiyatların baskılanmasında ciddi katkı sağladı. An- laşmanın Türkiye ve Türk uncusu açısından ne gibi avan- tajlar sağladığını düşünüyorsunuz? Tahıl Koridoru Anlaşması çok önemli, çünkü dünya buğ- day ticaretinin neredeyse %30-35’ini oluşturan Karadeniz Havzası’ndaki buğdayı savaştan dolayı burada tutarsanız, bu bütün dünyada gıda krizine ve özellikle un ve ekmekle ilgili ciddi krizlere yol açar. Tahıl koridoru ile bunu aştık. Bütün dünya için ciddi bir kriz aşılmış oldu. Tahıl koridoru, Türkiye’nin de dünya un pazarındaki mev- cudiyetini devam ettirebilmesi için ciddi bir fırsat. Geçtiğimiz günlerde asıl amacı Afrika ve fakir ülkelerde gıdaya ulaşıla- mayan yerlere buğday ve diğer tahılları götürmek olan tahıl koridoru ile ilgili bazı veriler paylaşıldı. Koridordan geçen ge- milerin yüklerinin Afrika ülkelerine gitmediği söylendi. Belki ilk verilere ve rakamlara bakarak buralara giden buğdayın az olduğu düşünülebilir. Ancak bu hesap yanlış yapılıyor. Çünkü Türkiye’nin almış olduğu buğdaylar da un ve makarna olup
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx